Hakkında

“Benim kokteyl merakım,
“bir şeyler içelim” noktasında başlamadı.”

O an, neden elmayı ısırayım ki diye düşündüğüm andı;
onu sıvı hale getirip, içine biraz tarçın çubuğu atıp,
üstüne de bir tutam duman ekleyerek
bir sanat eserine dönüştürebileceksem?

Benimkisi bir alkol merakı değil,
gastronomik bir mimari arayışı.
Mutfak tezgâhında gizli bir kimyager gibi davranıp,
günün sonunda sadece şekerli su içmekten yorulanlar için buradayım.

Bu yolculuğa kendi adıma başladım
ama seni de yanımda görmek istiyorum.

“Ben içkiyle kokteyli aynı şey olarak görmüyorum.”

İçki bana göre nettir.


“Ben seni sarhoş etmeye geldim” der.
Dürüsttür, boğaz yakar.
Kokteyl ise sinsi bir diplomattır.
Şemsiyesiyle, rengiyle, meyve tadıyla seni kandırır.
Sen “Aa limonata gibiymiş” derken
üçüncü bardakta yer çekimiyle bağın kopar.

Seamood’u,
“Ben kokteyl yapamam, shaker’ım bile yok” diyenlere
kavanozla da bu işin yürüdüğünü göstermek için kurdum.
Çünkü ben şuna inanıyorum:

Kötü kokteyl yoktur, yanlış tarif vardır.